Asta Müessir Fiil Suçu ve Cezası (AsCK 117) - Güncel Rehber
- 14 Mar
- 8 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 18 Mar

1. Asta Müessir Fiil Suçu Nedir? (Tanım)
Asta müessir fiil, askeri hiyerarşi içerisinde üst konumda bulunan bir personelin, astına karşı gerçekleştirdiği bedensel zarar verici eylemleri ifade eder.
1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun 117. maddesinde düzenlenen bu suç, özü itibarıyla Türk Ceza Kanunu’ndaki "Kasten Yaralama" suçunun askeri hizmete özgülenmiş ve ağırlaştırılmış bir versiyonudur. Kanun koyucu, askeri disiplinin tesisi ve alt-üst ilişkisinin suistimal edilmemesi amacıyla bu tür fiilleri müstakil bir suç tipi olarak tanımlamıştır:
"Maduna müessir fiiller yapanların cezası
Madde 117 – Madununu kasten itip kakan, döven, veya sair suretlerle cismen eza verecek veya sıhhatini bozacak hallerde bulunan veyahut tazip maksadiyle madunun hizmetini lüzumsuz yere güçleştiren veya onun diğer askerler tarafından tazip edilmesine veya suimuamelde bulunulmasına müsamaha eden amir veya mafevk iki seneye kadar hapsolunur."
Bu suçun oluşması için fiziksel bir temasın varlığı ve bu temasın mağdurun vücut bütünlüğünü, sağlığını veya algılama yeteneğini bozması gerekir.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, mağdurun vücudunda iz bırakmayan ancak acı veren basit müdahaleler (tokat atmak, itmek gibi) dahi bu suç kapsamında değerlendirilmektedir.
2. Suçun Oluşma Şartları ve Unsurları
Suçun oluşması için en temel şart, fail ve mağdur arasında askeri hiyerarşi bulunmasıdır. Yani eylemi gerçekleştiren kişinin "üst" veya "amir", mağdurun ise "ast" konumunda olması zorunludur.
Eğer taraflar aynı rütbede ise veya hiyerarşik bir bağ yoksa, eylem AsCK 117 kapsamında değil, Türk Ceza Kanunu genel hükümleri çerçevesinde kasten yaralama olarak değerlendirilir. Failin, mağdurun astı olduğunu bilerek hareket etmesi, yani suçun manevi unsuru olan "kast" ile hareket etmesi şarttır.
3. Asta Müessir Fiil Suçunun Cezası Nedir?
Askeri Ceza Kanunu m. 117 uyarınca, bir üstün astına müessir bir fiilde bulunması durumunda verilecek temel ceza iki yıla kadar hapis cezasıdır. Madde metninde cezanın alt sınırı belirtilmemiş olsa da, daha genel bir kanun olan TCK'nın 49. maddesine göre süreli hapis cezasının alt sınırı 1 ay olarak kabul edilmelidir. Bu sebeple asta müessir fiil suçu için öngörülen cezanın temel şekli 1 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır.
Mağdurun vücudunda ağr bir tahribat oluşmuş 5 yıla yada 10 yıla kadar hapis cezası verilebilir (Askeri Ceza Kanunu m. 117/2). Ancak ceza adalet sisteminde eşitsizliğe sebep olmamak için bu hüküm TCK'da düzenlenen Kasten Yaralama Suçu'nun (m. 86) nitelikli halleri ve Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçu (m. 88) hükümleri ile birlikte değerlendirilmelidir. TCK’daki kasten yaralamaya ilişkin ağırlaştırıcı hükümlere göre ceza miktarı 3 ila 5 yıla, hatta neticenin ağırlığına göre daha yüksek sürelere çıkabilmektedir.
Askeri şahıslar için bu tür bir mahkumiyet, sadece hapis cezası değil, aynı zamanda TSK’dan ilişik kesilmesi gibi ağır idari sonuçlar da doğurabilmektedir.
4. Şikayet Süresi ve Uzlaşma Var mıdır?
Asta müessir fiil suçu, askeri disiplini ve hiyerarşik yapıyı doğrudan hedef aldığı için şikayete tabi bir suç değildir, kamu davası niteliğindedir.
Türk Ceza Kanunu’ndaki bazı basit yaralama eylemleri şikayete bağlı olsa da, Askeri Ceza Kanunu kapsamında işlenen bu suç kamu davası niteliğindedir. Dolayısıyla mağdur olan ast şikayetinden vazgeçse, taraflar kendi aralarında helalleşse dahi adli süreç durmaz; savcılık soruşturmayı, mahkeme ise kovuşturmayı resen (kendiliğinden) yürütmek zorundadır.
Uzlaşma kurumu açısından bakıldığında ise; askeri suçların büyük bir kısmı, doğası gereği uzlaşma kapsamı dışında bırakılmıştır. Asta müessir fiil suçu da uzlaşmaya tabi değildir. Yani fail ve mağdurun bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşarak dosyayı kapatma imkanı bulunmamaktadır. Bu durum, davanın mutlaka bir mahkeme kararıyla sonuçlanması gerektiği anlamına gelir.
5. Asta Müessir Fiil Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)
Asta müessir fiil bir sırf askeri suçtur. Bu sebeple Asta Müesiir Fiil gibi sırf askeri suçlar açısından HAGB kararı verilmesi Askeri Ceza Kanunu'daki belirli yasal şartlara bağlıdır.
Askeri Ceza Kanunu hükümlerine göre (Ek madde 17) Asta Müessir Fiil suçu hakkında HAGB kararı verilebilmesi için gerekli şartlar;
Altı aydan az hapis cezası gerektirmesi,
Fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal etmemiş olması,
Fiilin birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmemiş olması,
Fiiilin birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratmamış olması,
Fiiilin büyük bir zarar meydana getirmemiş olması,
Fiilin savaş ya da seferberlikte işlenmemiş olması gereklidir.
Sayılan şartlar varsa Asta Müessir Fiil Suçu açısından hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilebilir.
(Konu hakkında detaylı bilgi için daha önce web sitemizde yayınlanan ilgili makaleye bakınız; https://www.eraslanhukuk.com/post/askeri-suçlarda-hükmün-açıklanmasının-geri-bırakılması-hagb-erteleme-ve-adli-para-cezası-uygulanması)
Ancak askeri personel için HAGB kararı verilirken dikkat edilmesi gereken kritik bir nokta vardır: Suçun işleniş biçimi ve ceza miktarı. Eğer verilen ceza miktarı veya suçun niteliği personelin "askerlik mesleğine devam etme" şartlarını ihlal ediyorsa, HAGB kararı adli sicili korusa da idari ayırma (ihraç) işlemine sebep olabilir.
6. Aynı Eylemden Disiplin Cezası Verilebilir mi?
Bir üstün astına müessir fiilde bulunması durumunda hem adli süreç sonucunda hapis cezası verilmesi hem de TSK Disiplin Kanunu uyarınca idari disiplin cezası verilmesi mümkündür. Disiplin soruşturması, adli davanın sonuçlanmasını beklemek zorunda değildir ve genellikle çok daha hızlı neticelenir.
Nitkim TSK Disiplin Kanunu şu hükmü içerir (m.5); "Herhangi bir fiilden dolayı ilgili hakkında yapılan adli soruşturma veya kovuşturma, aynı fiilden dolayı ayrıca disiplin soruşturması ve tahkikat yapılmasını, disiplin cezası verilmesini ve bu cezanın yerine getirilmesini engellemez."
Bu kapsamda, asta müessir fiil eylemi "Disiplinsizliği Alışkanlık Haline Getirme" veya "Ahlaki Durum" gibi başlıklar altında değerlendirilerek personelin; uyarma, kınama, aylıktan kesme, hizmete kısmi süreli devam veya Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma cezasına kadar varan sonuçlar doğurabilir.
Adli mahkemeden beraat alınması, her zaman disiplin cezasının iptali anlamına gelmediği için her iki sürecin de koordineli bir şekilde takip edilmesi gerekir.
7. Asta Müessir Fiil Suçu Hakkında Güncel Yargı Kararları
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 05.11.2024 tarihli ve 2021/522 E. - 2022/147 K. sayılı aşağıdaki ilamıyla; üstün, göğüs travması olan astının göğsüne parmağıyla dokunup itme eylemini, vücut bütünlüğünü ve psikolojik sağlığı etkileyen "asta müessir fiil" suçu kapsamında değerlendirerek verilen mahkûmiyet hükmünü onamıştır.
"Yapılan incelemede; olay tarihinde 2. Kolordu Komutanlığı Hava Savunma Tabur Komutanlığı emrinde görevli olan sanık ...'nin 28.06.2013 tarihinde sabah içtimasında mağdur Hv.Svn.Er Nurullah Karataş'ı göremeyince öğle içtimasında hazır bulundurulmasını emrettiği, öğle içtimasında mağdurun yine içtimada olmadığı, içtimanın bitmesinden sonra sanığın Tabur karargah binasına doğru yürümekte iken mağduru sivil giyimli olarak gördüğü, olaydan 1 gün önce göğüs travması nedeniyle Çanakkale Devlet Hastanesinden 1 hafta istirahat alan mağdur ...'ın sanığın yanına doğru geldiği ve beni çağırtmışsınız dediği, sanığın, mağdura hitaben hastane dönüşü neden tekmil vermedin, ilaçlarını nasıl alacaksın dediği ve mağdurun göğsüne iki parmağıyla iki kez dokunduğu, mağdurun buna sinirlenerek gerekirse ilaçlarımı da almam dediği, sanığın da sen belgelerini bize teslim edeceksin ki biz de ilaçlarını dışarıdan aldırıp, tedavine başlayalım dediği, mağdurun da bana inanmıyorsunuz, illa kendimi mi keseyim, seni de keserim, kendimi de keserim dediği ve olay yerinde bulunan rütbelilerce mağdurun uzaklaştırıldığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında asta müessir fiil suçundan 1632 sayılı Kanun'un 117 nci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanığın aşamalardaki savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir. Mağdur ..., usulüne uygun olarak yeminli beyanları tespit edilen tanıklar....,...,...,..,...;'nin ifadeleri ve olay tespit tutanağı dosyada mevcuttur. Gelibolu Asker Hastanesi tarafından mağdur adına düzenlenen 28.06.2013 tarihli geçici hekim raporunda; mağdurun hayati tehlikesinin bulunmadığı ve göğüs travması sebebiyle Çanakkale Devlet Hastanesi tarafından 1 hafta istirahatinin uygun görüldüğü bilgilerine yer verilmiştir.
1632 sayılı Kanun'un “Maduna müessir fiiller yapanların cezası” başlıklı 117 nci maddesinin birinci fıkrasında “Madununu kasten itip kakan, döven veya sair suretlerle cismen eza verecek veya sıhhatini bozacak hâllerde bulunan veyahut tazip maksadiyle madun hizmetini lüzumsuz yere güçleştiren veya onun diğer askerler tarafından tazip edilmesine veya suimuamelede bulunulmasına müsamaha eden âmir veya mafevk iki seneye kadar hapsolunur.” hükmüne yer verilmiştir. Müessir fiil suçunda korunan hukuki menfaat, kişilerin vücut bütünlüğü ile bedeni, ruhi ve akli sıhhatlerini koruma hakları olduğu kabul edilmektedir. Asta müessir fiil suçunu oluşturan eylemler maddede sayılanlarla sınırlı olmamakla birlikte; astının yakasından tutma, itme, şiddetle bedeni sarsma gibi hareketlerin kişinin psikolojik durumunu ve sıhhatini etkileyen bir eylem niteliğinde olduğu ve müessir fiil teşkil edeceği (Kapatılan) Askeri Yargıtay'ın içtihatlarında da kabul edilmektedir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında; olay tarihinde yüzbaşı olarak görev yapan sanığın, er olan mağdurun olaydan önce geçirmiş olduğu göğüs travması nedeniyle acı hissettiğini beyan etmesine rağmen parmağıyla göğsünden itmeye devam etme eyleminin asta müessirfiil suçunu oluşturduğu sabit görülerek, Mahkemece sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır."
Sıkça Sorulan Sorular
1. Asta müessir fiil suçu şikayetten vazgeçme ile düşer mi?
Hayır, bu suç askeri disiplini korumayı amaçlayan ve kamu düzenini ilgilendiren bir suç olduğu için şikayete tabi değildir. Mağdur olan ast şikayetini geri çekse dahi adli süreç devam eder ve mahkeme bir karar vermek zorundadır.
2. Sadece itmek veya yakasından tutmak bu suçu oluşturur mu?
Evet, oluşturur. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, mağdurun vücudunda bir yaralanma meydana gelmese bile; kişinin vücut dokunulmazlığını ihlal eden, ona acı veren veya psikolojik huzurunu bozan her türlü itme, kakma ve sarsma eylemi asta müessir fiil kapsamında değerlendirilir.
3. Asta Müessir Fiil Suçu'ndan Alınan Ceza TSK'dan Ayırma (İhraç) Sonucunu Doğurur Mu?
Bu durum ceza miktarına ve personelin statüsüne göre değişir. Genel olarak 1 yıl ve üzeri hapis cezası alan veya "yüz kızartıcı" nitelikte görülen fiiller, TSK Disiplin Kanunu uyarınca sözleşme feshi veya ayırma cezası (ihraç) ile sonuçlanabilmektedir. HAGB kararı alınması bu riski azaltsa da tamamen ortadan kaldırmaz. Ayrıca TSK Disiplin Kanunu kapsamında eylem "Disiplinsizliği Alışkanlık Haline Getirme" olarak değerlendirilirse (m. 20/1-f); TSK'dan ayırma cezası verilebilir. (Konu hakkında detaylı bilgi ilgili makalemizde yer almaktadır, bakınız; https://www.eraslanhukuk.com/post/tsk-dan-i-hraç-disiplin-cezası-nedir-2026-i-tiraz-ve-dava-yolları )
4. Asta müessir fiil suçunda uzlaşma mümkün müdür?
Hayır, Askeri Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen bu suç tipi uzlaşma kapsamı dışındadır. Dosyanın bir uzlaştırmacı aracılığıyla, mağdurla anlaşarak kapatılması hukuken mümkün değildir.
5. Komutanın "disiplin" amacıyla el kaldırması suç mudur?
Evet, suçtur. Türk hukuk sisteminde ve askeri mevzuatta "disiplin sağlama" amacıyla fiziksel şiddet kullanılmasına izin veren bir düzenleme yoktur. Disiplinsizlik durumunda sadece kanunda belirtilen disiplin cezaları (uyarma, kınama, oda hapsi vb.) yetkili makamlarca uygulanabilir; fiziksel müdahale doğrudan suç teşkil eder.
6. Asta Müessir Fiil Suçundan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Kararı Verilir Mi?
Askeri Ceza Kanunu bunun için belli şartlar öngörmüştür. Bu şartlar varsa Asta Müessir Fiil Suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilebilir. Bunun için yukarıda anlatıldığı üzere; Altı aydan az hapis cezası verilmesi, disiplini ağır şekilde ihlal etmemiş olması, birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmemiş olması, birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratmamış olması, büyük bir zarar meydana getirmemiş olması ve savaş ya da seferberlikte işlenmemiş olması gereklidir. (Konu hakkında detaylı bilgi için daha önce web sitemizde yayınlanan ilgili makaleye bakınız; https://www.eraslanhukuk.com/post/askeri-suçlarda-hükmün-açıklanmasının-geri-bırakılması-hagb-erteleme-ve-adli-para-cezası-uygulanması)
6. Asta Müessir Fiil Suçundan Verilen Ceza Ertelenebilir Mi? Adli Para Cezasına Çevrilebilir Mi?
Asta Müessir Fiil suçu sırf askeri suçtur. Bu sebeple sırf askeri suçlar sadece Askeri Ceza Kanunu hükümlerindeki şartlar varsa ertelenebilir ya da seçenek yaptırımlar söz konusu olabilir. (Konu hakkında detaylı bilgi için daha önce web sitemizde yayınlanan ilgili makaleye bakınız; https://www.eraslanhukuk.com/post/askeri-suçlarda-hükmün-açıklanmasının-geri-bırakılması-hagb-erteleme-ve-adli-para-cezası-uygulanması)
7. Asta Müessir Fiil Suçu Yükümlü Er ve Erbaşlar Arasında İşlenirse Yine de Suç Oluşur Mu?
Askeri Ceza Kanunu'na 2021 yılında eklenen hükümle birlikte er ve erbaşlar arasında asta müessir fiil suçu açısından ast/üst ilişkisi için fillin askerî hizmet ve görevlerinden dolayı işlenmesi şarttır (Bakınız; Askeri Ceza Kanunu Ek 12. madde).
Yani bu durumda örneğin çarşı izninde olan bir onbaşı ya da çavuş (erbaş) bir ere karşı darp gerçekleştirirse Askeri Ceza Kanunu değil Türk Ceza Kanunu'nda yer alan Kasten Yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanacaktır.
8. Bu Tür Dosyalarda Avukatla Takip Zorunlu Mu?
Zorunlu değildir; ancak bu tür dosyalarda;
Hem ceza hukuku,
Hem disiplin hukuku,
Hem de idare hukuku
bir arada yürüdüğü için uzmanlık gerektiren dosyalardır. Yanlış veya eksik savunma, telafisi zor hak kayıplarına yol açabilir.
Neden Avukat Desteği Önemli?
Askeri ceza hukuku teknik ve uzmanlık gerektiren bir alandır. Ankara merkezli ve askeri davalar konusunda tecrübeli bir avukatla sürecin yürütülmesi; davanın sonucunun ceza mahkumiyeti yerine beraatle sonuçlanmasını sağlayabilir. Uzman askeri avukat desteği her aşamada hak kaybı riskini azaltır.
İfade alma, suç dosyası oluşturulması, ceza soruşturması başlatılması, iddianame ve yargılama hatta infaz sürecinde bile hukuki destek alınması büyük önem taşır.
Neden Ankara Avukatı?
Ankara merkezli avukatlık büromuz Kızılay'da yer almaktadır. Milli Savunma Bakalığı, Genelkurmay Başkanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı personeline askeri ceza hukuku, askeri disiplin soruşturmaları açısından eski dönemde askeri mahkemelerde yeni dönemde adli ve idari mahkemelerde hizmet verdiği için derin hukuki bilgi ve tecrübeye sahiptir.
Yazar Bilgisi
Eraslan Hukuk.
Makale Bilgisi
Yayın Tarihi: [14 Mart 2026 ]
Son Güncelleme: [18 Mart 2026]
Hukuki Dayanak: Askeri Ceza Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, TSK İç Hizmet Kanunu, TSK Disiplin Kanunu, İdari Yargılama Usulü Kanunu.
İlgili Alan: Askeri Ceza Davalar
Bilgilendirme Notu
Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayların özelliklerine göre farklı hukuki sonuçlar doğabileceğinden, profesyonel hukuki danışmanlık alınması tavsiye edilir.
.jpg)



Yorumlar